Yokuşun Ucundaki Lezzet: Seyirtepe
İskilip girişinde dolmuştan indiğimizde şoförün "burada taksi yok, çok yürürsünüz" uyarısını dinlememenin bedelini koca yokuşu söylene söylene çıkarak ödedik. Ama zirveye vardığımızda bizi karşılayan Seyirtepe Restaurant’ın manzarası ve misafirperverliği tüm yorgunluğumuzu aldı. Burası tüm şehri ayaklarınızın altına seren, İskiliplilerin özel davetleri için kullandığı müstakil ve samimi bir mekan.
Mutfaktaki Ritüel: Kazanlar ve Hamurlar
İskilip dolmasının ustası erkek olmalıymış. Odun ateşinde aheste aheste pişen bu yemeğin yapılışı tam bir mühendislik harikası: Büyük bir kazanın dibine löp etler diziliyor, üzerine ağzı bağlı Osmancık pirinci çuvallarla konuluyor. Kazanın ağzı ise buhar kaçmasın diye hamurla mühürleniyor. Pirinç, etin suyuyla değil, sadece o eşsiz et buharıyla saatlerce pişiyor.
Tadım Notları: Dolma ve Sirkeli Cacık
Sabahın köründe başlayan mesai öğlene doğru kazanın açılmasıyla zirveye ulaşıyor. Yanında mutlaka sirkeli cacık ile servis ediliyor. Bize göre dolma biraz kuru, cacık ise biraz sulu gelse de, bu tarihi atmosferde o tadı deneyimlemek başlı başına bir eğlenceydi.
Yemekten Sonra İskilip Turu
Sadece yemek yiyip dönmek olmazdı. İskilip Kalesi’ni, Şeyh Yavsi Camisi’ni ve türbesini ziyaret edip dualarımızı ettik. Eski İskilip Evleri ve Yazmalı Konak, ilçenin ruhunu yansıtan en güzel duraklar. Biz gittiğimizde Bedri Rahmi Eyüboğlu Müzesi kapalıydı ama sizin yolunuz düşerse listenize mutlaka eklemelisiniz.
🤝 Markanız Bu İçerikte Yer Alsın
Bu rota her ay binlerce seyahat tutkunu tarafından inceleniyor. Oteliniz, restoranınız veya markanız için sponsorluk fırsatlarını kaçırmayın.
reklam@gezentihatun.com Kurumsal İş Birliği & Sponsorluk